“GELENEKSEL SANATLARI GEÇMİŞE HAPSOLMAKTAN KURTARMAK ZORUNDAYIZ”
Emine Erdoğan, “Biz bu noktada, tarihsel deneyimiyle kendini ispat etmiş bir toplumuz. Gerek Anadolu’ya gelirken, gerek coğrafyamızdaki bin yıllardır süren varlığımız boyunca birçok medeniyetle etkileşime girdik. Fakat kültürel bir asimilasyona maruz kalmak şöyle dursun, bilakis kültür dünyamızı daha da zenginleştirdik. Bu yüzden seramiğimizden minyatürümüze, halılarımızdan kumaşlarımıza kadar tüm sanatlarımız, kendilerine has usulleriyle muadillerinin arasından kolaylıkla ayırt edilebilirler. Fakat, şu da bir gerçek ki geleneksel sanatları geçmişe hapsolmaktan kurtarmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“Kültürün gelecek nesillere aktarılmasında ve geleneksel sanatların korunmasında, kadınların vazgeçilmez bir rolü vardır. Şahsen ben kadınların sanatın ve zanaatın atan kalbi olduğunu düşünüyorum.” diyen Emine Erdoğan, güzel bir örneği paylaşmak istediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bir Bünyan halısı dokunacağı zaman kadınlar işe başlamadan bir gece önce ellerine kına yakarlar. Çünkü kınalı ellerle iş yapmanın işi kolaylaştıracağına ve kullanılan malzemeleri bereketlendireceğine inanılır. Büyük halılar, birkaç kadının birlikte çalışmasıyla dokunur. Yani birbirlerinin emeğini, alın terini, zamanını, sabrını ve dikkatini ödünç alırlar. Anadolu’ya has dayanışma ruhu, zanaattaki karşılığını bulur. Dokumaya başlarken Allah’a, ‘Elimi kuş eyle/Yerimi taş eyle/Şunu bana üç günlük iş eyle ya Rabbi.’ diye dua ederler. Böylece ellerinin kuş kanatları kadar hızlı olmasını, tezgah başında oyalanmadan çalışmayı ve işlerini kısa zamanda bitirmeyi en büyük sanatkardan niyaz ederler.”
“ANADOLU’NUN HER KÖŞESİ GÖZ NURUYLA AYDINLANMAYA, IŞIK DOĞUDAN YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR”
Emine Erdoğan, bu yaşayan mirasın motifleri, düğüm teknikleri, inanışları, ritüelleri ve sözlü kültürleriyle anadan kıza, büyükten küçüğe aktarılmaya devam ettiğini belirterek, “Bugün Türkiye‘nin hangi iline, kasabasına, köyüne gitsek, böyle eşsiz örnekler, hikayeler görürüz. Bu zenginliğimizi, kültürel mirasımızın muhafızları, kadınlara borçluyuz. Sergimize katılan 81 kadın sanatkar ve zanaatkar da işte böyle bir misyonun temsilcileridir. Onlar bez dokumadan sedef kakmaya, tezhipten kukla yapımına kadar her biri birbirinden değerli eserleriyle, geleneği, tekniği, estetiği ve kültürü canlı tutuyorlar. Maharetlerini başka kadınlara öğretiyor, usta-çırak ilişkisini yaşatıyorlar. Sayelerinde Anadolu’nun her köşesi göz nuruyla aydınlanmaya, ışık doğudan yükselmeye devam ediyor. Her birine gönülden teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
Herkesi “ÖZGÜ-Bize Özgü” sergisini ziyaret etmeye davet eden Emine Erdoğan, bilhassa gençleri burada görmekten mutluluk duyacağını ifade ederek, programda emeği geçenleri tebrik etti.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!