İklim güvenliğine de aynı stratejik ciddiyetle, aynı ölçekte kaynak seferberliğiyle yaklaşılması gerektiğine işaret eden Kurum, “Güvenlik, yalnızca askeri değil, iklimsel, ekonomik ve toplumsaldır. İklim meselesi artık bir gündem maddesi değil, bir güvenlik meselesidir. Ertelenemez, ötelenemez, ikinci plana atılamaz.” diye konuştu.
OECD’nin ekonomi alanındaki uzmanlığının, güvenilir veri analizleri ve uluslararası karşılaştırma kapasitesinin bu sürece çok önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyleyen Kurum, ayrıca COP31 Başkanlığı’nın uygulamaya yönelik ortaya koyduğu “diyalog, uzlaşı, aksiyon” yaklaşımını anlattı.
COP31’in, başkanlığını ve ev sahipliğini Türkiye’nin, müzakere sürecinin başkanlığını ise Avustralya’nın üstlendiğini hatırlatan Kurum, COP31’e doğru giderken Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon kentlerinde düzenlenen önemli toplantılarla eylem gündemine yönelik hazırlıkların kamuoyuyla paylaşıldığının altını çizdi.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!