350 AMATÖR BALIKÇI SORUYOR: “BİZ NEREYE GİDECEĞİZ SAYIN BAŞKAN?”
Samsun’un denizle yaşayan insanları çözüm bekliyor…
Samsun denince akla ne gelir?
Karadeniz gelir…
Deniz gelir…
Balık gelir…
Balıkçı gelir…
Ve yıllardır denizle iç içe yaşayan Samsunlular gelir.
Şimdi ise yaklaşık 350 amatör balıkçının ve tekne sahibinin ciddi bir beklentisi var.
Yıllardır teknelerini bağladıkları, denizle buluştukları alandan çıkarılmaları gündemde.
Peki ama bu insanların geleceği ne olacak?
Kimse şehir düzenlemesine karşı değil.
Kimse kamu alanlarının daha modern, daha düzenli ve daha güvenli hale getirilmesine karşı değil.
Ama bir yeri boşaltırken orada yıllardır bulunan insanlara;
“Siz artık nereye gideceksiniz?”
sorusunun cevabını vermek de yönetimlerin görevidir.
İşte Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Halit Doğan’a buradan açıkça soruyorum:
350’ye yakın amatör balıkçı için yeni bir alanınız var mı?
Teknelerini bağlayabilecekleri alternatif bir yer tahsis edecek misiniz?
Bu vatandaşların mağduriyetini gidermek için Büyükşehir Belediyesi olarak hangi çalışmayı yürütüyorsunuz?
Projeniz varsa kamuoyuna ne zaman açıklayacaksınız?
Bunlar zor sorular değil.
Bunlar vatandaşın bilmek istediği sorular.
Çünkü bugün o bölgede teknesi bulunan vatandaş yarın ne yapacağını bilmek zorunda.
“BİZİ BURADAN ÇIKARACAKSINIZ, PEKİ NEREYE GİDECEĞİZ?”
İşte meselenin özü budur.
Bir belediye başkanı için şehir planlamak elbette önemlidir.
Ancak şehir planlanırken insan planlamanın dışında bırakılamaz.
Samsun’un amatör balıkçıları yıllardır bu şehrin deniz kültürünün bir parçası.
Kimi emekli olmuş, hayatının büyük bölümünü denizle geçirmiş.
Kimi hafta sonu teknesine gidiyor.
Kimi çocuklarını, torunlarını denizle tanıştırıyor.
Kimi için o tekne yalnızca bir tekne değil.
Hayatının bir parçası.
Şimdi bu insanlara yalnızca “alan boşaltılacak” denirse, bunun adı şehircilik değil, vatandaşın sorununu ötelemek olur.
Oysa çözüm çok açık:
Yeni bir amatör balıkçı alanı oluşturulabilir.
Daha modern…
Daha temiz…
Daha güvenli…
Daha düzenli…
Tekne sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıya sahip…
Samsun’a yakışacak bir amatör balıkçı merkezi neden yapılmasın?
Hatta bu fırsat, yıllardır çözülemeyen bir sorunu avantaja çevirmek için kullanılabilir.
SAYIN BAŞKAN, ŞİMDİ SIRA SİZDE
Sayın Halit Doğan;
Vatandaşın sizden istediği çok açık.
“Bizi mağdur etmeyin.”
Bu kadar.
Bir belediye başkanının en önemli görevi de zaten vatandaşın mağduriyetini önlemektir.
Eğer bir proje nedeniyle bu alan boşaltılacaksa, vatandaşın karşısına çıkıp anlatın.
Alternatif alanı gösterin.
Planınızı açıklayın.
Takviminizi paylaşın.
İnsanlar da ne olacağını bilsin.
Çünkü belirsizlik, mağduriyet kadar ağırdır.
Vatandaşın kafasında soru işareti bırakmayın.
350 amatör balıkçının sesini duyun.
Onların tekneleri yalnızca kıyıda duran tekneler değildir.
Onlar Samsun’un deniz kültürünün bir parçasıdır.
ELEŞTİRİ VARSA TEŞEKKÜR DE VAR
Bu köşede yapılan hizmetleri de görmezden gelmeyeceğiz.
Çünkü bizim anlayışımız belli:
Doğru yapılan hizmet takdir edilir.
Yanlış olan eleştirilir.
Eksik olan gündeme getirilir.
Amaç kimseyi yıpratmak değil, Samsun’a daha iyi hizmet yapılmasını sağlamaktır.
Bu nedenle Samsun Otogarı’ndaki vatandaşların uzun zamandır şikâyet ettiği tuvaletlerin yenilenmesi ve daha kullanılabilir hale getirilmesi konusunda atılan adımların da takdir edilmesi gerekir.
Yıllardır bakımsızlık görüntüsü veren alanların düzeltilmesi önemlidir.
Vatandaşın kullandığı tuvaletin temiz olması lüks değildir.
Bu, belediyeciliğin en temel görevlerinden biridir.
Temiz şehir istiyoruz.
Düzenli şehir istiyoruz.
İnsana yakışır hizmet istiyoruz.
Bunu isterken de yapılan doğru işleri alkışlamasını biliyoruz.
SAMSUN’DA SİYASETİN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR
Samsun’un son yıllardaki en büyük problemlerinden biri de siyaset ile vatandaş arasındaki mesafenin açılmasıdır.
Vatandaş siyasetçiyi seçim zamanı görmek istemiyor.
Her zaman yanında görmek istiyor.
Telefon açtığında ulaşmak istiyor.
Sorununu anlattığında dinlenmek istiyor.
İşçi işini…
Esnaf geçimini…
Emekli hayatını…
Genç geleceğini…
İhtiyaç sahibi vatandaş ise temel ihtiyaçlarını düşünüyor.
Siyasetçinin görevi bunları dinlemektir.
Makama oturmak kolaydır.
Makamın hakkını vermek zordur.
AK Parti’nin kuruluşunda vatandaşla kurulan güçlü bağın temelinde de insan vardı.
İnsana değer vardı.
Vatandaşın kapısını çalmak vardı.
Halkın içinde olmak vardı.
Bugün de AK Parti’nin il ve ilçe teşkilatlarının yeniden halkla daha güçlü şekilde bütünleşmesi gerekiyor.
Siyasetçinin telefonu vatandaş aradığında açılmalı.
Vatandaşın derdi dinlenmeli.
Teşkilatlar sadece toplantı salonlarında değil, sokakta ve mahallede olmalı.
Çünkü seçmen yalnızca oy verecek kişi değildir.
Seçmen, siyasetin varlık sebebidir.
HALKTAN UZAKLAŞAN SİYASET KAYBEDER
Hiçbir siyasetçi kendisini vatandaşın üzerinde görmemeli.
Vatandaşın karşısına tepeden bakarak çıkılmamalı.
Çünkü halktan uzaklaşan siyasetçi, zaman içerisinde halkın güvenini de kaybeder.
Bugün Samsun’un ihtiyacı olan şey kavga değil.
Hizmettir.
Şehrin ihtiyacı;
Daha fazla yatırım…
Daha fazla istihdam…
Daha güçlü turizm…
Daha iyi altyapı…
Daha temiz çevre…
Daha güvenli sokaklar…
Ve vatandaşın derdini dinleyen siyasetçilerdir.
Samsun’un Ankara’da güçlü temsil edilmesi de önemlidir.
Şehrin sorunlarını takip eden, yatırım ve hizmet için çalışan milletvekillerinin gayretleri elbette takdir edilmelidir.
Ama siyasetçiyi desteklemek, yapılan her şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek anlamına gelmez.
Desteklemek başka, sorgulamak başka şeydir.
Samsun için doğru olan neyse onu söylemek gerekir.
SOKAKLARIN HUZURU, DEVLETİN GÜCÜDÜR
Bir başka önemli konu da toplumun huzurudur.
Kendisini sokakların sahibi zanneden, insanları rahatsız eden, tehdit eden, yol kesen veya mafyavari davranışlarla çevresine korku salmaya çalışan kişiler karşısında devletin hukukun üstünlüğünü göstermesi gerekir.
Devletin olduğu yerde kimse kendisini dokunulmaz zannetmemelidir.
Adalet ve güvenlik mekanizmalarının birlikte çalışması, vatandaşın huzuru açısından büyük önem taşır.
Bu konuda görev yapan Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın hukuka uygun şekilde yürüttüğü mücadelelerin amacı açık olmalıdır:
Sokakta vatandaş kendisini güvende hissedecek.
Devletin gücü vatandaşın korkusu değil,
vatandaşın güvencesidir.
Ancak vatandaşın da sorumluluğu vardır.
Sokakta karşılaşılan ciddi olaylar görmezden gelinmemeli, gerekli durumlarda güvenlik birimlerine bildirilmelidir.
VE EN ÖNEMLİ MESELE: ÇOCUKLARIMIZ
Bir toplum çocuklarına sahip çıkabiliyorsa geleceğine de sahip çıkıyor demektir.
Yanlış yola giren bir çocuğa sadece “suçlu” gözüyle bakmak yerine, onu topluma yeniden kazandırmanın yollarını aramak gerekir.
Çünkü her çocuk bu ülkenin evladıdır.
Her yetişkinin görevi, gördüğü yanlışa sessiz kalmamaktır.
Bir çocuğun yanlış yola gittiğini görüyorsak uyarmak…
Gerektiğinde ailesine, öğretmenine veya ilgili kurumlara haber vermek…
Onu dışlamak yerine topluma kazandırmak…
Bunların hepsi insanlık sorumluluğudur.
SON SÖZÜMÜZ YİNE SAYIN HALİT DOĞAN’A
Sayın Başkan;
Samsun’un amatör balıkçıları sizden cevap bekliyor.
350’ye yakın tekne sahibi “Biz nereye gideceğiz?” diye soruyor.
Sizden ricamız;
Bu insanların sesini duyun.
Onları dinleyin.
Alternatif alan oluşturun.
Projeyi kamuoyuna açıklayın.
Mağduriyet yaşanmadan çözümü üretin.
Çünkü iyi belediyecilik;
Sorun çıktıktan sonra çözüm aramak değil, sorun çıkmadan çözüm üretmektir.
Samsun deniz kentidir.
Balıkçılık Samsun’un kültürüdür.
Amatör balıkçılar da bu kültürün bir parçasıdır.
Onları yok saymak yerine,
onlara Samsun’a yakışır yeni bir yaşam alanı kazandırmak mümkündür.
Biz yapılan doğru hizmeti alkışlarız.
Eksik hizmeti söyleriz.
Yanlışı eleştiririz.
Ama bütün bunları bir amaç için yaparız:
Daha güzel bir Samsun için.
Çünkü Samsun hepimizin.
350 amatör balıkçının da Samsun’u.
Şimdi gözler Sayın Halit Doğan’da.
Amatör balıkçıların sorusuna cevap bekliyoruz:
“Sayın Başkan, biz nereye gideceğiz?”


Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!