Olay gününü anlatan Levent Akçay, şunları kaydetti:
“- 17 Ekim gecesi eşimde rahatsızlık hissettik. Doktorum tansiyon ölçümü istemişti. Ölçtüğümde yüksek çıktı ve kendisi sabah hastaneye gelmemizi söyledi. Biz de uyuduk. Gece saatlerinde eşim fenalaştı. Tekrar ölçtüğümde tansiyon yüksekti ve doktorumuza attım ama cevap gelmedi. Bunun üzerine eşimi özel bir hastanenin acil servisine götürdüm.
– Doktorumuzun adını verdik. Doktorumuzla görüşme yapıldığını söylediler. Sonra bizi kadın doğum servisine aldılar. Sabaha kadar hastanede sadece bir odada bekledik. Eşimde ağrılar artıyordu. Ebelere söylediğimizde doktorumuzun durumdan haberdar olduğunu söylediler.
– Sabah 08.00 gibi doktorumuz mesajla döndü. Tahlillerde önem arz eden bir şey olmadığını belirtti. İlaç verip çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Bu mesajdan yarım saat kadar sonra eşimi acil doğuma alacaklarını ve gebelik zehirlenmesi olduğu söylenildi. Anlam veremedik. Eşime döndüğümde bana cevap vermemeye başladı.
– Tansiyonu 180’e çıktı ve apar topar doğuma aldılar. Ama biz beyin kanaması geçirdiğini bilmiyorduk. Saat 11.00 sıralarında doktor bize doğumun gerçekleştiğini, çocuğu küvöze aldıklarını söyledi. Eşimin annesi de ebedir. Yoğun bakımda eşimi görüyor ve ‘Kızım ölüyor’ diye feryat etmeye başlıyor.
– Aradan yaklaşık 2 saat zaman geçtikten sonra eşimin beyin kanamasını geçirdiğini söyleyip ameliyata aldılar.”

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!