Türkiye’de son olarak 1999 yılında Bolu’dan ayrılan Düzce’ye statü verildi ve il sayısı 81’e yükseldi. Şu an 81 ilde 922 ilçe bulunuyor.
Bir ilçenin il olması, o kentin idari mimarisinin sil baştan düzenlenmesi anlamına geliyor.
İl statüsü kazanan bir bölgede ikamet eden vatandaşlar, mevcut nüfus oranlarına paralel şekilde belirlenecek milletvekilleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) temsil hakkı elde ediyor.
İlçe döneminde kaymakamlık eliyle yürütülen mülki idare, il olunmasıyla birlikte valilik yönetimine geçiyor. Bölgeye yönelik kamu yatırımları da artık doğrudan genel bütçeden o ile özel olarak tahsis edilmeye başlıyor.
Eskiden bir ilçenin il yapılması, kurulan yeni idari teşkilatlar nedeniyle önemli bir istihdam kapısı olarak görülüyordu. İl müdürlüklerinin açılması ve buralara yeni kadroların atanması, bölgeye sağlanan ticari teşviklerin çeşitlenmesi, sağlık – eğitim gibi temel kamusal hizmet olanaklarının genişlemesine neden oluyordu.
İl statüsü kazanan yerlerde yerel yönetim yapısı da köklü değişikliğe uğruyor. Bu durum, belediye başkanının seçim usulünden belediyeye aktarılan bütçe paylarına kadar birçok hukuki ve mali unsuru doğrudan etkiliyor.
KANUN TEKLİFİNİN MECLİS’TEN GEÇMESİ GEREKİYOR
5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre bir ilçenin il olabilmesi için Meclis’te sunulacak bir kanun teklifinin onaylanarak yasalaşması gerekiyor. Öneri öncelikle ilgili komisyonlarda değerlendiriliyor. Ardından Genel Kurul’da oylamaya sunuluyor.
Yasa teklifinin değerlendirilme sürecinde ilçenin coğrafi durumu, iktisadi şartları ve kamu hizmetlerinin gerekleri dikkate alınıyor.
Bir ilçenin il statüsü kazanabilmesi için en az 100 bin nüfusa sahip olması ve il merkezine 30 kilometre uzaklıkta bulunması gerektiği düşüncesi öne çıkıyor.
Aynı zamanda sosyoekonomik ve idari kriterler de göz önünde tutuluyor.
İlçenin sanayi, ticaret, tarım, ihracat veya turizm alanlarında güçlü bir ekonomik hacme ve potansiyele sahip olması, kara yolu, demiryolu ve benzeri ulaşım ağlarının merkezî bir kavşakta yer alması, çevresindeki diğer yerleşim yerleriyle ilişkisi, bölgeye hitap eden bir cazibe merkezi olup olmadığı gibi kriterler öne çıkıyor.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!