Gerçeği anlama süreci ile alakalı da konuşan Uslu şunları söyledi:
“Gerçeği nasıl mı öğrendim? O hırsızlık yapan şahıs halen mahallelerde, fotoğraftaki haliyle çalmaya devam ediyordu; bense o suçtan dolayı cezaevindeydim. Hakime ve savcıya ‘Bin tane şahit getiririm’ dememe rağmen bana yine de bu cezayı verdiler. Adli süreçten sonra Ankara’ya dilekçeler yazdım; ‘Ben değilim, bin tane şahit getireyim’ dedim. Ancak cezaevinde imkanlar kısıtlı olduğu için sadece dilekçe yazabiliyorsunuz.
Param olmadığı için avukat da tutamadım. Mağdur durumdaydım. Daha sonra bir şekilde bir avukat bulduk, sağ olsun beni bu davadan kurtardı. Odunpazarı İlçe Emniyet Müdürlüğüne gittiğinde gerçek suçlunun suçunu itiraf ettiğini öğrendi. Avukat beni dışarı çıkarttı ama ben bu mesele yüzünden 4 ay yattım. Mahallede adım çıktı, çoluk çocuğum duydu. Ben adalet istiyorum.”
“BUNLARIN SORGULANMASINI İSTİYORUM”
Cezaevine girmesinin işlerini ve aile yaşantısına olumsuz etkilediğini söyleyen Seçkin Uslu şunları kaydetti:
“Ağır ceza mahkemesi kararıyla suçsuzluğum kabul edildi ve bu şekilde çıktım. Ama benim orada yattığım 4 ay ne olacak? Mahallede çoluk çocuğuma rezil olduğum ne olacak? O polis memuru bana ‘Sen değilsin’ dediği halde o dosyayı neden benim üzerime yıktı? Bunların sorgulanmasını istiyorum. Önceki suçlarım arasında kavga gibi üzerime atılı bir suç vardı; suçumu biliyordum ve cezamı çektim. Bu yüzden daha dikkatli davranıyordum ama su damacanası olayından ceza gelince elimden infazımı aldılar.
Mesele çözülene kadar 4-5 ay geçti. Kendim elektrik ustasıyım, işim ve piyasam vardı ama piyasam bitti. Artık insanlar bana başka gözle bakıyor. O tarihte Akarbaşı’ndaki su damacanacısında kesinlikle yoktuk, olayla uzaktan yakından hiç alakam yok. Şahısla vücut yapısı olarak biraz benzerliğim var ama yüz olarak yok. Buna rağmen savcı ve hakim bu cezayı bana nasıl verdi, nasıl onayladı? Bunun soruşturulmasını istiyorum. Avukat tutmasaydım yine çıkamazdım; infazımı aldıkları için 3 yıl daha yatacaktım. Avukatımdan; gerek apartmana gerekse o polis memuruna karşı maddi ve manevi her türlü tazminat davasını açmasını istiyorum. Benim olmadığımı bile bile, yüzüme söylemelerine rağmen dosyayı neden üzerime yıktıklarının soruşturulmasını istiyorum. Kaç yaşındayım, çoluk çocuğum var; mahallede ‘su damacanası hırsızı’ durumuna düşürüldüm”

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!