Büyük Okyanus’un ekvator kuşağında yüzey sularının periyodik olarak ısınmasıyla başlayan El Niño iklim döngüsü, alize rüzgarlarının zayıflamasıyla küresel ölçekte aşırı hava olaylarını tetikliyor.
Normal şartlarda sıcak suları Asya kıyılarına iten rüzgarların gücünü yitirmesi, biriken sıcak kütlenin Güney Amerika sahillerine yönelmesine yol açıyor.
Meteoroloji modelleri ve uzman tahminleri, Pasifik’teki bu ısınmanın tarihin en güçlü kayıtlarından birine dönüşebileceğini gösteriyor.
ABD tahmin merkezleri döngünün çok güçlü bir seviyeye ulaşma ihtimalini yüzde 83’ün üzerinde hesaplarken, Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri tablonun zirveye çıkacağını ve etkisini Şubat 2027’ye kadar sürdürmesinin kesin olduğunu ortaya koyuyor.
Yeryüzünün neredeyse üçte birini kaplayan Pasifik Okyanusu, atmosferdeki ana enerji ve nem kaynakları arasında yer alıyor.
Deniz yüzeyinin aşırı ısınması buharlaşmayı artırırken, yüksek irtifadaki jet akıntıları ile atmosferik basınç sistemlerinin olağan rotasını bozuyor.
Okyanustaki bu yerel ısı değişimi, binlerce kilometre uzaktaki bölgelerde hava rejimlerini dönüştürüyor.
Avustralya, Hindistan ve Güneydoğu Asya’da muson yağmurlarının kesilmesi geniş çaplı kuraklık ile orman yangınlarına neden olurken; normalde kurak bir yapıya sahip olan Güney Amerika’nın batı kıyıları ve ABD’nin güney kesimleri olağan dışı fırtına ile sel baskınlarıyla karşılaşıyor.
Artan sıcak hava dalgaları küresel sağlık risklerini de büyütüyor. Climate Impact Lab araştırmacıları, aşırı sıcaklar sebebiyle Nijerya, Endonezya ve Sudan başta olmak üzere dünya genelinde yüz binlerce fazladan can kaybı meydana gelebileceğini hesaplıyor.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!