Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü ve Dekan Yardımcısı Nora Freeman Engstrom, AFP’ye e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede davanın Meta için “daha geniş çaplı bir hesaplaşmanın başlangıcı” olabileceğini söyledi.
Engstrom, şirketin perde arkasında bildikleri ile kamuoyuna açıkladıkları arasındaki “uçurumun” ortaya konmasının hayati önem taşıyacağını kaydetti.
Berkeley Üniversitesi Yaşam Bilimleri Hukuku ve Politikası Merkezi Direktörü Vincent Joralemon da AFP’ye, “Buradaki asıl büyük mesele itibar kaybı ve şirketin büyük değişiklikler yapmaya zorlanmasıdır” dedi.
Uzmanlar, bu dava ile yaklaşık 30 yıl önce onlarca ABD eyaleti ile tütün şirketleri arasında varılan tarihi uzlaşma arasında paralellik kuruyor.
Bu sürecin 1990’lardaki tütün davalarını anımsattığını söyleyen Joralemon, sosyal medyanın zararlarına ilişkin davalar teknoloji ve bağımlılık kesişiminde yoğunlaşırken, Meta aleyhindeki davanın doğrudan ticari uygulamalara odaklandığına ve bunun da ABD düzenleyicilerinin tütün şirketlerine açtığı davalarla benzerlik taşıdığına dikkat çekti.
Onlarca ABD eyaleti, ürünlerinin sağlığa verdiği zararları küçümseyen dört büyük tütün şirketine dava açmış ve 1998’de mali cezalar ile ürün pazarlamasında değişiklikler içeren dönüm noktası niteliğinde bir uzlaşma kazanmıştı.
Başsavcılar Ulusal Birliği (NAAG) verilerine göre söz konusu tütün şirketleri o tarihten bu yana 176 milyar dolardan fazla ödeme yaptı. Şirketler uzlaşma uyarınca yıllık 9 milyar dolar ödemeye devam edecek.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!