İktidarda kalmak için geçici başbakanlık görevini sürdüren Netanyahu, hiçbir somut kanıt sunmaksızın Arap partilerinin elde ettiği başarının arkasında organize seçim hilesi olduğunu ileri sürdü.
Likud partisi, Arap kasabalarındaki sandıklarda rüşvet ve baskı uygulandığını iddia ederek polisin ve iç istihbarat servisi Şin Bet’in derhal soruşturma açmasını talep etti.
İsrail polisi, seçim gününden bu yana ülkenin güneyindeki Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde oy yolsuzluğu şüphesiyle en az 7 kişiyi gözaltına aldığını bildirdi.
İsrail Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı olan Yüksek Mahkeme Yargıcı Noam Sohlberg, Şin Bet’ten kimliği belirsiz yabancı aktörlerin seçimlere müdahale girişiminde bulunduğu yönündeki şüpheleri araştırmasını istedi.
Sohlberg’in talebi üzerine söylemini sertleştiren Likud, söz konusu müdahalenin arkasında Katar’ın yer aldığını iddia ederek sürecin “İsrail’in İslamlaşması ve İsrail ordusunun İran başta olmak üzere tüm cephelerden çekilip hezimete uğramasını amaçlayan bir darbe” olduğunu öne sürdü.
Katar yönetimi seçimlere müdahale ettiği yönündeki suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Merkezi Seçim Komisyonu, yayımladığı resmi yazıda seçimlerin meşruiyetine gölge düşürecek herhangi bir durumun bulunmadığını teyit etti: “Seçimlerin dürüstlüğüne sistematik bir zarar verildiği yönündeki iddiaların hiçbir temeli yoktur.”
Şin Bet de yürüttüğü incelemenin yalnızca adı geçen şüphelilere odaklandığını, “demokratik ve yasal yollarla oy kullanmaya giden koca bir toplumu” zan altında bırakmaması gerektiğini duyurdu.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, iddiaların hukuki zeminde soruşturulması gerektiğini ancak tüm Arap seçmenlerin hedef gösterilemeyeceğini savundu.
Cumhurbaşkanı Herzog yaptığı açıklamada, “Böyle bir anda bile, oy kullanma hakkını kullanmak ve demokrasiye aktif biçimde katılmak isteyen bütün bir toplumu lekelememeliyiz” dedi.
Arap Ortak Liste liderlerinden Ahmad Tibi, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, Netanyahu’nun seçim sonuçlarını itibarsızlaştırmak amacıyla zehirli bir kampanya yürüttüğünü savundu.
Tibi, “Bu kampanyanın tamamı, Ortak Liste veya Ra’am’ın dışarıdan desteğine dayanan bir hükümet kurmasını engellemek, onu yıldırmak ve korkutmak amacıyla doğrudan Eisenkot’a yöneltilmiştir” ifadesini kullandı.
Ra’am lideri Mansour Abbas da Netanyahu’nun kışkırtma siyaseti güttüğünü belirterek, “Arap vatandaşlara karşı yürüttüğü kışkırtma ve gayrimeşrulaştırma kampanyasına tek bir cevabımız var: Bundan hiçbir şey çıkmayacak, çünkü ortada hiçbir şey yok” dedi.
Reichman Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Eytan Gilboa, Netanyahu’nun ana gayesinin Arap ve Yahudi partileri arasındaki her türlü işbirliğini daha doğmadan gayrimeşru ilan etmek olduğunu söyledi.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!