İnsan yüzü, anne karnındaki gelişim sürecinde farklı hücre gruplarının ve dokuların birbirine doğru hareket edip birleşmesiyle şekilleniyor.
Diş gelişimi de doğrudan bu dokuların birbiriyle kurduğu etkileşime dayanıyor.
Anne karnındaki bu karmaşık süreçte yaşanan bir sapma, diş dokusunun ağız boşluğundan çok uzakta, anormal bir bölgede konumlanmasına yol açabiliyor.
Gelişimsel farklılıklar tek olasılık değil. Üst çenede görülen vakalara dair derlemeler; fiziksel travmaları, geçmiş diş tedavilerini, kist ve tümör gibi yapıları da olası etkenler arasında sıralıyor.
Birden fazla fazla dişin varlığı ise kimi zaman kemik ve diş gelişimini etkileyen kleidokraniyal displazi gibi kalıtsal ve nadir genetik tablolara işaret edebiliyor.
Fakat gözünden diş çıkarılan 16 yaşındaki gencin geçmişinde herhangi bir travma kaydı yer almıyordu ve hekimler dişin neden göz çukurunda geliştiğine dair kesin bir neden belirleyemedi.
Literatürde yayımlanan 61 vakanın incelendiği bir derleme, ektopik dişlerin en sık maksiller sinüste, yani elmacık kemiğinin arkasındaki hava boşluğunda yer aldığını gösteriyor.
Bununla birlikte burun boşluğu, damak, çene ucu, çene eklemi ve göz çukuru da dişin yerleşebildiği diğer sıra dışı noktalar arasında yer alıyor.
Bu yapılar kimi zaman hiçbir belirti vermeden yıllarca fark edilmeyebiliyor.
Belirti verdiğinde ise ağrı, şişlik, baş ağrısı veya ağzı açmakta zorlanma gibi şikayetlere yol açıyor.
Örneğin burun içinde gelişen bir diş; burun tıkanıklığı, sürekli akıntı ve burun kanamalarıyla kendini belli edebiliyor.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!