Yerleşimdeki beş kamusal yapıdan birinde yer alan dairesel bir binanın içindeki 3,7 metrelik taş banka oyulmuş beş figür, araştırmacıların en çok dikkatini çeken buluntu oldu.
Kabartmanın sol tarafında, yukarıdan bakılıyormuş gibi işlenen boynuzlarını çömelmiş haldeki bir adama yönelten boğa figürü yer alıyor. Altı parmaklı sol elini kaldıran bu figür, sağ elinde tanımlanamayan bir nesne tutuyor.
Sahnenin sağında ise yüksek kabartma tekniğiyle işlenmiş diğer erkek figürü öne çıkıyor. İri gözleri ve kalın dudaklarıyla odaya bakan bu figür, sağ ve sol yanında dişlerini gösteren iki dev leopar olmasına rağmen sakin duruşunu koruyor.
İstanbul Üniversitesi arkeoloğu ve kazı başkanı Eylem Özdoğan’ın Antiquity dergisinde yayımlanan araştırmasına göre bu kompozisyon, bilinen en erken anlatı içerikli taş kabartma sahnesi olma özelliğini taşıyor.
Taş Tepeler projesi kapsamındaki Göbeklitepe ve Karahantepe gibi merkezlerde figürlerin bağımsız olarak betimlendiğini belirten Özdoğan, Sayburç’taki kabartmada figürlerin birbirleriyle bağlantılı bir hikayenin parçaları olduğunu kaydetti.
Kabartmada leoparların arasındaki erkek figürünün erekte haldeki cinsel organını kavraması nedeniyle araştırmacılar sahneyi bereket, ergenliğe geçiş ritüeli veya insanın doğayla mücadelesi olarak yorumluyor.
Ancak Özdoğan, figürlerin tam olarak hangi anlatıyı temsil ettiğinin kesin olarak bilinemeyeceğini ifade ediyor.

Yorumlar
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!